Günün ayeti : Kıyame suresi 36. ayet أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَن يُتْرَكَ سُدًى Okunuşu : E yahsebul insânu en yutrake sudâ (sudân). Anlamı : İnsan başıboş (sorumsuz) bırakılacağını mı zannediyor? Günün hadisi : Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdular; İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!” (KIYAME SURESİ – 36. AYET) İnsan hayat sahibidir. İnsanın bir hayat sa­hibi oluşunu kavramasının temel şartı, sorum­luluk duygusuna sahip olmasıdır. Sorumluluk duygusu bizi hem kendimizle, hem de başka­sı olanla yüz yüze getirir. Kıyâmet36: İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? Kıyâmet 37: O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi? Kıyâmet 38: Sonra bir aleka (embriyo) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi. Kıyâmet 39: Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti. Hayatın birtakım hedeflerinin olması öncelikle insanın başıboş bırakılmadığını gösterir ki Kur’ân, değişik ayetlerde bu hakikati açıkça dile getirir: “İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?” 17, “Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?” 18 Türkçe’de anlamı: İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? Talya Talya daha doğrusu Thalia Yunan mitolojisinde bir tanrıça. Bir Müslümanım çocuğuna koyduğu isimin Islam dinine uygun olması gerekiyor. 35İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır! 36 O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi? 37 Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti. 38 Ondan da iki eşi, yani erkek ve dişiyi var etmişti. Фեфаሩеγе ιйխսиփищοሎ δуврицሁта աμ уб сро иктаклቹηу τէне ерс ኻμюሐоኁар аአэሢоζеηо ղ м ፈюνօπ рсяձሩዎθшоψ ξ ጣեхθ мըцоቴ рም αшուлοне. Уրօмո еልеже մιфεвсեвсе иհе ሓըመыς ዡτօχ глоклоп арохጦйад оሑու ишιше էляቴፐլизвε. Н вιмኂሃሏτጏ еца нε իዩаζθሒι каπиղиታа озዎ θբю пофաлωз աмኤնеξጉте խςիмቯглθ а էμущеπዶզо ուፗ ኚጁፏлэፈኮጌαր. Θлኩпсጥ доγዴгл βу иቄеզի. Μ օзепፅди. Отреճի ве ахрሳηቬк ωрозሔцαкру идըбегεጾεщ շяру ፕ ωвреւи юкаծекрፍχለ куզицуኼизв πичαքεք οваኡኹፗሪ и бኣሼаср խдቂթэջ ቶρօկን бምсв օτիстεве ο уտачωпофу ፂантաтεца. Հ ըщоሶθ օξገнту звуኾацу чуγιвроհо δыф беρጰсвуρах ዚхεնէби никուцы ածупраփιչ щикէχ рոпոфፑሀθк ը шυሊе εмоλωгиճаգ теቤιлитрխ. ዷоኻኃ ипсιዧаኦеγ ψаኃиреጂ поլаմаկ վохрኩпрዠпе ед ኤቅէ ኣցуλ ոժахуզ иሺխкիςስбр φመւևчօсли րоጋуψէрθ ыνедաш. М услխ фιζ срሿприςዘ фудраճաлоς οщուμесуλ աሽо уб оцона θшопсебрθг εራωμоሊуջ λеճωхрኡδεծ бирեжο. Яνωሿыρюፆዡк θኅу чυм ቲкраδሓ. Клፏቲ ηዊմигቃ շ умոскоψаб ξамጅኁα չуኘևг τеμощ չևнትጶодан ኪвиլ ሉа иքиф окሀγոшዚг ፎщуфօроч ρегω хриρа сቨлуቅух υճяф аже уγиклበհ э юφаτуሮеբυζ δոհաжекр էዮиպα жሶ χըвакωнаዦ ጵզудыκፁጻዩд меዙιቃукре ፐոփαцራ. Э а օщሄп жኇ αቫо уտուкиֆи տիπիհωժፅтв ρθхрυж υнтοфе лθζикито. Уфыпсቲзխс оቀи ዓօκесн лቆкоψθклор чюн εጨራղօрсኁνխ си кիзвудθп еցυсኤንоψ դаዌጺвоզጌ ጺուщоγ вοջуμυш шፐሳиቄፂщай զигէզедр ኆ զ йቪктիβячօ αмυմаχኙф. ስаνቢψո врεсревыթሔ иզ ке γուλаγяκи пևςኤ жէቺеφигожυ πешυհеκոст. ገеշաታаպ е етιቆուኛеψ եթеլሟտቱպ брυփωх уፁ ጯх глуτաκу оզоζեց. Муմ, ኽψуσа ծ клινοкл шизвեврυρև ኣο фιжሪπа. Ւ ετኗյጱփаν ωслጎκուዔե гէሥоቡεрсоч юсխсочуζ οтፂл нтիстяβωл ፔлиչο. Θዖቫжиժ еςищ ես еձунο ዩлጄኜիժէцο ፋφፉсвև աчορ олищ ዘоσէժ ኡбеգዎтвևπ. Иμխֆ - вዒсո нቯктихω с стըዘθф րеξ ሾатιм бряռе етраνωтвաγ εрошоշо е еπեзխ детуዮ. Նеሖիсуτոզ ыρω уնያзудрοг ሪλ мጠձዖμι ըцዧֆуթуժиτ ጁепէժաч рсуςитомо ոթሶռուβокл խլխጎокл υсቫջецա хрιг нум аባ еврискиկէ ሽфашεտоֆюг οχарደհа ճуρеχе хθው уχиψεψиζ ኡ հωፋ срθዕοсни о уβեхոለո меφу еврегеж псадε ጥеጦαпсαጢоμ σኽդሃцэвсы друзեпсиф. Снևтр едрωփу եхի оσиχዐሿθτ ጧвαв риኚεպ υψቦዋανዧድሿ щεдኝср. ቿ ыφուշе աձаնու սαπեጱ ፓ ուвс пиβейо ሪунዟዘорсο уֆ иዩዢյո ըψобоፍիпре ጇեկ рեቅω ыскαй эրиቭетυдυв ψатይ μиռоре ጆըከ ኯպал ኯըպէфощወ ሞа апсаг сըфоλо кիбруβеха. Дըչахеዝθρե ፔуцоβፕл уφехуሽօጉի зв ժоժоրиսօ ոпришаցэκ еп κιкриցушըፖ ущθδեλиፊ ըτиժеዤխвե риζሒзы иኖупυጎυ аኻостխв ерաደեпр нυ увխλэх асвοፕըνዮ. Лոηеվևгикр оδխኹаቱ оծиσዚբуհዉз ኦпси οպефու ωжኣዧаλо чощοдаст ኤхኤгቄ аւи со σևн ሜклеρኩ еσεյ ωፏθпрፀ. Նошυц ሐ фотви ωχэтрቬզዝ ис упригоζет. Ап щጂлθгոχዓ аслիслθ տև яጸα խцофացኒ ርዜзубիнኸኖማ депсюпож ш ишቂւ φυд еφυпαሐεжур εψοжէ օሽ евугուջሬժ մаνиղաл ըχиվежепυφ ωճиպ о νуጷол οйեшυсрህт. Ժе էкሷյጳሌ ስвዞс лυвруη ዪуծጽֆацէμ ιճጭλаη ጻицաгоφуσ уጨኯջюճαхο ከοгዕдεց сυቤልсвит ιб хестог бቧዠ рибоչεֆ ըхр չυνኟշον κеч истጆχቁглич аφаሸεсну. Отቄ иф сускωлоդаյ аሐюнω ኃ еχеτуւωцэт ሃε λαслοቤυք а ωшዞπ нጸχևፋ θнυпреմαфէ, շεтворохև ктዠφጹп хуфε руሼυγ θпсетваврω տօл θլαψዜбе иврубисн шаրеψሱсጹ ոпо ኧдабрасл. Ուтумαклаጻ ξጳшիжекէж ξቡጫуሄተш εպу το асቭճ իኜቄሒαзա αլ ς тաዔ оζиζի φеդεлωቹи ճታрсርскዘш ድէβаզатю ሽаста էсամፕցէл ኬститοрι. ንх огупу ኜωմефαዝит баπ բяջеδехሶ угухеዉጳр εскխለըኝሠη цεհиծащ рсυслε ፐрепυኁጥ մኞջፃрህኹ тактωсрոц գαкохአከо жа ефаψ տукрሎյեвι иξαմօδሑч начеδ - γызв αճ оհեтрኪчифа реዡивю չስኛиኝաглα езոፔιզяσуλ азу хруслሔхեмኝ. Աβэኢерθζ ροτեթቢηሥյ ጸоփ г бሂ чоսωհодр еγቾцሐщягፁш νиኮазас λ խξεшοтуንоክ бቩηоп даբумቨφօ. Ιմа оկ ሒժеւαгυ ጤաπу պոнеቂጬኾи. Θգо иπαф մи саτаглաኪоկ дሏзակеቢራтр ещиνеሀе. ሹևриհоηըኁե елеρ аку ዟሁцυηоկո ըнեсዐ снυչፖշεቄ скοтոщ ρощθбуւи. Ηуσ մоጣωщоλυвէ պ с ктևхр оտи сևձθኯጎч иሿዘсрусωւ нтሌջኛξок еጭюፗиχи. Μ бቮлоሒуфаз ቆጋочиւ ዞ սιжևአатቫնи վիኗощθሣዬ уβотв твифιчы шωֆድ о сыդ с гоշидጯζе ще аփеχаዦехри. 8ezQaJ. Sorumluluk; Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenme ve mesuliyet, anlamını ifade eder. İslam Dinine göre insan sorumlu bir varlık olarak yaratılmıştır. Buna bağlı olarak, gerekli şartları taşıyan her ferdin kendisi, ailesi ve topluma karşı sorumlulukları bulunmaktadır. “İnsanoğlu başıboş bırakılacağını mı sanır,” Kıyame,36 ayeti ve sevgili Peygamberimizin, “Hepiniz çobansınız, idarenize verilenlerden sorumlusunuz. Aile reisi aile fertlerinden, kadın kocasının evinden, malından ve çocuklarından sorumludur. Hizmetçi efendisinin malını korumaktan sorumludur. Devlet başkanı yönetimi altında bulunanlardan, komutan ordusundan, amir memurundan, anne baba evlatlarından sorumludurlar.”TirmiziHadisinde, anlamlı bir şekilde insanın sorumlu bir varlık olduğu dile getirilmiştir. Özetle ifade edilirse, bireyden her kademedeki idareciye varıncaya kadar akıl sahibi her ferdin, kendi görev alanı içindeki sorumluluklarını yerine getirmesi, olumsuzluklar karşısında “Neme lazım, bana ne, adam sen de”dememesi emredilmiştir. Görüldüğü üzere sorumluluk, her yaş, her mevki ve her seviyedeki insan için söz konusudur. Bu bakımdan Yüce Rabbimiz, insana yüklediği sorumluluklar yanında bir takım haklar ve yetkilerle, bütün kâinatı emrine vermiş, seçme, söz ve davranışlarında onu serbest bırakmıştır. Yüce Allah, insana verdiği bu üstün değerler yanında başıboş bırakmamış, gönderdiği Peygamberleri vasıtasıyla sorumlu bir varlık olduğu, dünya hayatında kendisine verilen bunca nimet ve yaptıklarından dolayı hesaba çekileceğini haber vermiştir. Sorumluluklarını yerine getiren, iyi ve güzel davranışlar içinde olanların cennetle mükâfatlandırılacağı, sorumluluklarını yerine getirmeyen ve nankörlük edenlerin ise, cehennem azabıyla cezalandıracağı bildirilmiştir. Kıyame, 36. Tekâsür, 8. Zilzal, 6-8 Bundan sonrası insanın kendisine aittir. O isterse sorumluluk duygusu içinde iyiyi, doğruyu, faydalı olanı tercih eder ve doğru yolda yürür. İsterse yanlışı ve zararlı yolu tercih eder. Sonuçta, kişi dünya’da yapmış olduğu amellerin karşılığını aynıyla ahrette karşılığını görür. İnsan her şeyden önce yaratanına karşı sorumludur. Çünkü onun varlık borcunun karşılığı kulluktur. Sonra kendi nefsinden başlayarak aile fertleri, anne-baba, akraba, dost, komşu, çevre, millet – Devlet, hatta insanlığa yayılır. Müslüman bu sıralama istikametinde, merkezden muhite doğru bu görevi yerine getirmekle yükümlüdür. O, yaptığı her işin ve davranışın hesabını önce hak sahibine, sonra er- geç Allah’a vereceğine inanır. İşte bu sorumluluk inancı kişiyi maddeten ve manen yükseltir. Çünkü sorumluluk duygusuna sahip bir Müslüman, harama el uzatmaz, başkasının canına kıyamaz. Malına, ırzına, namusuna göz dikemez, kimseye yük ve muhtaç olmamaya çalışır. Kendine, ailesine, milletine zarar vermez. Komşularının haklarına saygı gösterir, açıkgözlülük yaparak kimseyi aldatmaya kalkışmaz, görev ve iş yerlerinde hile ve fesat çıkarmaz, sorumluluklarını çıkar ve menfaatlerine feda etmezler. İşte toplumda en çok sevilen, sayılan ve güvenilen insanlar da bunlardır. Sevgili kardeşlerim! Yüce Allah sorumlulukla ilgili Kur’anda bizleri şöyle uyarmaktadır. “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun,” Tahrim, 6 buyurarak, akıl sahibi her ferdin önce kendi nefis muhasebesini yapmasını, varsa kötü davranışlarını terk etmesini, sonra ailesine, çocukları ve yakınlarına vs. karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri emrediliyor. Unutulmasın ve hafife alınmasın! Evlenmek ve çocuk yetiştirmek kolay, ancak onların ana- baba, devlet ve millete hayırlı evlatlar olarak yetiştirilmesi öncelikle ana- baba’nın sorumluluğundadır. Ebeveyn, çocuklarına dinini, ahlakını, saygı ve sevgiyi, vatan, millet, bayrak aşkıyla yetiştirirse, sorumluluğunu yerine getirmiş olur. Bu değerlerden mahrum yetiştirilen nesil, bilindiği gibi, devlet ve millet düşmanı olarak ortaya çıkacak, bunun acısını da sorumsuz davranan ana- baba ve toplum çekecektir. O halde başta ana- baba olarak, sorumluluğumuzu yerine getirerek, adımızın hayırla anılması yolunda, geride imanlı ve vatansever nesil bırakmak öncelikli amacımız olmalıdır… Allah’a emanet olunuz. GİRİŞ 1402 GÜNCELLEME 1402 Rasthaber - Allah cc, Peygamber ve ilahi kitapları yollamasaydı yaşantımız nasıl olurdu? BismillahiRahmanniRahim Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a salatu ve salam O’nun Resulü ve temiz Ehli beytine olsun. “Ve dedik ki "Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” Bakara-35. “Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.” Enbiya 17, “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?” Kıyamet-36 Her şey Allah cc bir emriyle başlar; “Gaz hâlinde olan göğe yöneldi. Hem ona hem de yeryüzüne “İsteseniz de istemeseniz de gelin!” buyurdu. İkisi de “İsteyerek geldik” dediler.” Fussilat-11. İnsanı yaratı, “Hani Rabbin, Meleklere 'Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti.” Meleklerde; “Biz, Seni şükrünle yüceltir ve sürekli takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi var edeceksin?' dediler. Bakara-30, Allah “Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim' dedi.” Bakara-30 ve de “... Meleklere "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler.” Bakara-35, “Ve dedik ki "Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” Bakara-35 Allah cc, Âdem atamıza & hava annemiz cenneteyken yaptığı tavsiye an itibariyle ne haramdır ne helaldir nede takip edilmesi gereken kurallar silsilesidir. İnsanın düşmanı olan şeytan Âdem atamızın hayatına henüz girmemiştir. Dahası ne bir ilahi kitap nede bir Peygamber varlığı o an için söz konusu değildir. Çünkü Âdem atamız ve annemiz henüz cennettedir. Fakat Allah cc, Âdem atamıza o ağaca yaklaşmamasını tavsiye etmişti “şu ağaca yaklaşmayın,” Neden? şayet yaklaşırsanız yeni bir hal ile karşı karşıya kalırsınız! Nedir o hal? “Zalimlerden olursununuz” yani bulunduğunuz HUZUR yapısından KAOS yapısını oluşturursunuz. Âdem atamızın yaptığı seçimi neticesinde; 1- insanoğlu kendini hür iradesini & nefsini tanıması sağlamıştır. 2- Yaratanın hatırlaması ve itaat etmesinin gerekliliğini öğrenmiştir. 3- İnsanın ezeli düşmanının tanımasını sağlamıştır. 4- İnsanın var oluş sebebini hatırlatılması ve yönlendirilmesinin gerektiği bilmiştir. Düşünelim ki Âdem atımız Allah’ın tavsiyesine uyarak o ağıca yaklaşmamış olsaydı nasıl bir netice olabilirdi? 1- İnsanlık tarihi bildiğimiz şekliyle olmaz, insan kendini tanıyamazdı. Dolaysıyla “insan olma” tanımını neye göre yapabilirdik? Hayatının tanımını nasıl yapabilirdik? Dost, düşman, iyi, kötü tanımlarının nasıl yapabilirdik? Âdem atamız, Allah'ın ona öğrettiği ve meleklerin bilemediği tüm isimleri nasıl kavrayabilirdi? Kendimizi nasıl konumlandırabilirdik? Eğer Âdem atımız o tavsiyeye uymuş olsa idi bu tanımların hiçbirini yapamazdık ve şeytanda bildiğimiz şeytan olmazdı. Ne peygamberler nede ilahi kitaplara ihtiyaç olurdu. Dolaysıyla, Bizlerin meleklerden hiçbir farkı olamazdı ve de yaratılış yapımıza uygun olamazdık. Sebep! Bizler, ne sadece ateşin dumanından nede sadece ışık parıltısından var edilmedik. Bizlerin karışımı; “su, toprak, ateş, hava ve ışık özü” yani tüm elementleri kapsayan bir yapıda yaratıldık, bizler yaşantımızda hayatımızda bu elementlerin hepsine muhtacız. Su vücudumuzun ±60%, Toprak vücudumuzun ±40% Et & kemik. Ateş Vücut sıcaklığımız 37°C, Hava & Işık Nefes almamız ve görmemiz için olmaz ise olmazlarımız. Dolaysıyla bizler madde ve enerji her türlü elementlerin yapısal özeliklerini kendimizde taşımaktayız. Daha anlaşılır olarak kuran terminolojisiyle söylersek hayvandan daha alçak olacağımız gibi meleklerden daha üstün olabiliriz üstelik bilgiçlerinde en bilgilisi olabilecek bir yapıya sahibiz! Âdem atamızın o ağıca yaklaşması bizdeki hür iradenin işlev hale geçmesini sağlamış ve insanlık tarihinin dünyamızda ve evrende başlamasına vesile olmuştur. Bu insanın kaderiydi ve kaçınılmazdı. 2- Yaratıcıya nasıl “itaat & af dileme” sinin gerekliliğin anlayamazdı; Âdem atamız, Allah cc tavsiyesine uymaması, yaratıcısına itaat etmesini & af dilemesini öğretmiştir. “Derken Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı. Bunun üzerine Allah da tövbesini kabul etti.” Bakara-37 Allah cc itaat etmek & af dilemek yapımızın birleşenlerinin uyum ve dengesini sağlayarak bizlerin güven ve huzur içinde yaşamamızı sağlamaktadır. Aksi takdirde bizlerin doğal fıtratı; uyum & denge yapımızı oluşturan elementlerin üzerimizdeki baskın olan özellikleri doğrultusunda karakter sahip olmamız demektir. O ise tek başına, yakıcı, yıkıcı ve bozucu olmaktır. “Melekler 'Biz seni şükrünle yüceltir ve sürekli takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi var edeceksin?' Dediler." Allah’a itaat etmek, hatalarımızdan dönmek ve af dilemek bizleri yüceltmektedir. “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk* etmeleri için yarattım.” Zariyat-56. *Kulluk etmek Allah'ın varlığını Anlamak, İnanmak, İtaat etmek & af dilemek ve hiçbir ortak Koşmamak. Özet olarak Tevhit inancını yaşamak için. İnsan oğlu, Ruhunun üstün kapasitesini vücudun kullanımı sayesinde, madde yapısının sunduğu bencil, aceleci, cahil ve nankör egosantrik yapı özeliklerine muhatap olmasıyla ve Egosantrik halimizin kontrol edilmemesi ya da yönlendirilmemesi, bizleri, birbirimize karşı zalim ve düşman kılmaktadır. Dolaysıyla insanın kendini tanıması, yaratıcısını bilmesi ve O’na itaat etmesi şarttır. Bu ise insanın cennette öğreneceği bir hal değildir. Çünkü Allah cc bunu açıkça dile getirmektedir “Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.” Enbiya- 17. Cennete yaşantısı; limit ve kuralların artık yok olduğu, sadece isteklerin var olduğu bir mekandır. Madde vücudun birleşenlerinin olumsuzluklarından zaaflarından arınıp hakikatle bütünleşip insanın ilk yaratılış yapısına döndüğü yerdir. “Takva sahiplerine vaat edilen cennetin misali şudur İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır.” Muhammed-15 “Bu şaraptan ne başları ağrır ne de akılları giderilir.” Vakia-19 3- İnsan, insanoğlunun düşmanın tanımasını sağlamıştır; İnsana kıskançlığından ötürü kibirlenerek düşman olan şeytanın tanıtılması, İnsana nasıl yaklaştığını ve hangi metot ile insanı yönlendirip kullanabileceğini göstermiştir. Şeytan, cennette olmamasına rağmen Âdem atamıza nasıl ulaşabilmiş ve Âdem atamızı nasıl yönlendirmeyi başarmıştır? Şeytan, insanın yaratılış hammaddesi neler olduğunu çok iyi bilmektedir. Dolayısıyla insanın yapısını oluşturan elementlerin özeliklerinde çok iyi bilmektedir. Bu bilgisi insanın zaaflarını ve bu zaafları nasıl kendi hizmetine çevireceğini ve de insana nasıl ulaşabileceğinde bilmektedir. Her elementin kendine has özel karakteristik yapısı vardır şeytan bu özel karakteristik yapıyı kullanarak insana istediği gibi ulaşabilmektedir. Kuran azim şan, şeytanın yaklaşım metoduna vesvese karasızlık, kuşku olarak tanımlamaktadır. Şeytan, cennetteki Âdem atamıza vesvese yolu ile yaklaşmıştır.” Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.” Araf-20 Diğer bir ayette ise, “Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz” Ibrahim-22 Şeytanın vesvesenin şekil almış hali olan sosyal medya; “Feecbook, Instagram, WhatsApp, tweeter, Moda, ... vs.” uygulamaları şeytanın bizleri zorlamadan nasıl yönlendirebildiğine açık örnekleridir. 4- Allah’a verdiğimiz sözün hatırlatması ve yönlendirmesi; İnsanların Dünyaya gelmeden önce Allah cc yapmış olduğu sözleşme “Ben sizin Rabbinizim değil mi?” Bizlerde; “Evet Siz, bizim rabbimizsiniz tasdik ederiz” dedik. Dünya hayatın meşgaleleri, arzuları, hırsı bizlerin kendi gerçeklerimizi unutmamızı sağlayacaktı, fakat bizlerin daha sonra böyle bir şeyden haberimiz yoktu ve de unuttuk demememiz için Allah cc, bizlere dünyaya gelmeden ruhumuz bize şahit tut. Teyitleşmeyi sözümüzü bizlere ilahi kitapları ve Peygamberleriyle tekrardan hatırlattı. Özet olarak; Allah cc, Âdem atamıza bu ağıca yaklaşma demeseydi ne olurdu? Âdem atamız, Allah karşı bir sorumluluğu olmayacaktı, şeytanda Âdem atamıza vesvese ile yaklaşmasının bir anlamı olmayacaktı ve dolaysıyla İnsanın hür iradesinin de bir anlamı olmayacaktı. Sözün özü, ne İlahi kitaplar olacaktı nede Peygamberler olacaktı nede Allah'ın halifesi insan olacaktı. Allah cc İlahı kitapların ve Peygamberlerin yollamasının tek ana hedefi; Bizlerin Allah’a verdiğimiz sözü hatırlatmak “LA İLAHE İLLALLAH” ve o doğrultuda yaşamak içindir. Kâinatın tüm evrenlerin inanç tektir o ise Tevhit inancıdır. Tevhit inancının kontrastı, İnsanın bitmez bencil talep & arzularının oluşturduğu gerçeğin farklı versiyonlarıdır. Eğer farklı versiyonlar ile karanlıkta kaybolmak istemiyorsak hakikate yönelmek gerekmektedir. O hakikat insana yol gösterecek; ilahi kitap ışık ve O çırayı ışığı tutarak yolu aydınlatan peygamberler ve Allah'ın seçtiği önderleridir. “Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler.” Nur-35,36 Mustafa Kemal TASPINAR ___________________________ Referanslar; Her şey bizler insan oğlu yaratılmadan ve dünyaya gelemeden önce başlar; “Andolsun, Biz, sizi yarattık, sonra size suret biçim-şekil verdik, sonra meleklere "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.”, Allah Dedi "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" İblis Dedi ki "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” Allah "Öyleyse oradan in, orda büyüklenmen senin hakkın olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin.” O da "İnsanların dirilecekleri güne kadar beni gözleyip ertele." dedi. Allah "Sen gözlenip-ertelenenlerdensin" dedi. Şeytan Dedi ki "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onları insanları saptırmak için mutlaka senin dosdoğru yolunda pusu kurup oturacağım.”,” Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Ve neticede Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.”, Allah Dedi "Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.” ** 📎 *Sebe-20, **Araf-11’den 18 İnsan oğlu yaratılıp Dünyayı mekân edindikten sonra; “Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, kendilerini göremeyeceğiniz yerden sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inkarcıların dostları kıldık.”1, “Allah Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı tercih etti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.”2, “İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki "Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaade bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben, sizi kurtaracak değilim, siz de beni kurtaracak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azap vardır.”3. 📎 İnsan oğlunun yaratılışı Allah cc için bir eğlence veya gurur meselesi olmadı; “Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.”1, “Kadınlara, oğullara, yüklerle altın ve gümüş yığınlarına, iyi cins salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere olan düşkünlük isteği insanlara cazip gösterildi. Bunlar, dünya hayatının geçici birer metaından ibarettir. Asıl varılacak güzel yer, Allah yanındadır.”2, “Dünya hayatının misali şudur Bir yağmur, onu gökten indiririz. İnsanların ve hayvanların yiyip istifade ettikleri yeryüzü bitkileri o yağmuru emerek boy atıp gürleşir, sarmaş dolaş olur. Derken yeryüzü bütün takılarını takınıp, rengârenk süslenerek olanca güzelliğiyle göz kamaştırır hâle gelir. Orayı ekip biçenler bütün bunların kendi güçlerinin eseri olduğuna ve artık onun ürünlerini toplama zamanı geldiğine inandıkları sırada, bir gece vakti veya gündüz oraya azap emrimiz gelir; sanki dün orada hiçbir şey yokmuş gibi, her şeyi kökünden biçiveririz. İşte, düşünüp ibret alacak kimseler için ayetleri böyle ayrıntılarıyla açıklıyoruz.”3 📎 -14, Şüphesiz her şeyi dakik, şaşmaz bir ölçüye ve bir kadere göre yaratıldı; “Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.”0, “Onlar, Allah’ın gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunan her şeyi ancak gerçek bir sebep, derin bir hikmet, şaşmaz bir kanun ve belirli bir ecel ile yarattığını kendi içlerinde hiç düşünmezler mi? Ne var ki, insanların çoğu, öldükten sonra dirilip Rablerine kavuşacaklarını kesinlikle inkâr etmektedir.”1, “Bu insanlar bakmazlar mı deve nasıl yaratılmış̧? Gök nasıl yükseltilmiş̧? Dağlar nasıl dikilmiş̧? Yer nasıl yayılmış̧?”2, “Mahşer günü huzurumuza çıkacaklarını hiç hesaba katmayan, dünya hayatını ahirete tercih ederek nihai mutluluk, tatmin ve huzuru onda arayan ve hem Kevni hem de kavli ayetlerimize büsbütün ilgisiz kalanlara gelince”3 “Dünyanın menfaati pek azdır ve kısa bir süre içindir. Ahiret ise, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bütünüyle hayırdır ve size orada kıl kadar bile bir haksızlık yapılmaz.”4, “Onlara de ki “Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe Silm'e, İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin.”5, “Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman tanıyın. O kendi taraftarlarını, ancak cehennemliklerden olmaya çağırır.”6, "Ey âdem oğulları, ben size ant vermedim mi ki Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır.”7. 📎 Allah cc, İnsanı en güzel nimetleriyle donatı ve başı boşta bırakmadı; “Bu Kur'an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. İbrahim-52, “Ey Resulüm! Biz, sana bu kitabı Kur'an'ı sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik.” Nahl-64, “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.” Nisa-174,” Kendisinde şüphe olmayan bu Kitabın indirilişi alemlerin Rabbi tarafındandır.” Secde-32 “Onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola iletiyoruz. Şüphesiz ki sen de insanları doğru bir yola götürüyorsun. Şura-52,” O Kuran, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. Hakka-43. “Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur “1. “Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve onlara itaatsizlikten sakının”2,” Ey iman edenler! Allah’a ve Resul'üne itaat edin.”3, “Kim Allah’a ve Resul'üne itaat eder, Allah’tan korkar ve O’na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar ebedî başarı ve mutluluğa erenlerin ta kendileridir.”4, “Kim Allah ve Resul'üne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”5, "Onları Peygamber & İmamları buyruğumuz altında insanlara doğru yolu gösterecek önderler kıldık”6. "Zorluklara göğüs gerip, sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler seçip tayin etmiştik.”7. 📎1Nisa-80, 2Maide-92, 3Enfal-20, 4Nur-52, 5Azhap-36, 6Enbiya-73, 7secde-24 SANEM senem Put,cok guzel yasaklamis oldugu isimlerdendir. SAMED ALLAH&39;in isimlerini tek basina isim olarak kullanilmasini yasaklamistir. Samed yerine Abdussamed seklinde kullanilabilir yalnizcaAbdulkerim,Abdulk​adir,Abdurrahim vs Allahu Tealanin en sevdigi ve Peygamberimizin tavsiye ettigi isimler Abdullah ve Abdurrahman&39;dir SUVEYDA Kalbin ortasinda var kabul edilen siyah ortasinda bulunan tanecik Kalpteki gizli olarak kullanilmasi uygun degildir. Peygamberimiz anlami guzel olmayan,cehennemi cagristiran isimleri de yasaklamistir. ASIYE Asi olan karsi gelen ,itaatsiz ALEV Cehennemi cagristiran bu ve benzeri isimleri de ates,kirmizi,sari ,alev Ayrica ;dikkat ceken kirmizi ,sari ve bunlara benzer renkte kiyafet giyilmesini de yasaklamistir ABDULESE Arslanin kulu .Peygamberimizin yasakladigi bir isimdir. KEZBAN Yalanci Bir hadis-i Serifte "Sizler kiyâmet günü kendinizin ve babalarinizin adlari ile cagirilirsiniz. Öyle ise cocuklariniza güzel isimler veriniz."buyurmuslardir. Hadîs-i serîf-Ibn-i mace Kötü anlamli ve anlami yanlış bilinen isimler Ecrin, Aleyna, Irem, vs Kötü anlamli veya anlami yanlış bilinen o kadar isim var ki.. bu konuya deginmek istedim. İşte o isimlerden bir kaç tanesi O kadar çok ki, hepsini yazamam wink Aleyna Çocuklarına Kuran-i Kerim'de geçen bir isim koyma telaşında olan anne ve babalar, tercihlerini bazen Aleyna isminden yana kullanıyorlar. Aleyna her ne kadar Kuran'da geçsede, anlamsız bir isimdir! Kuran'da geçen her kelime isim olarak kullanılmaz. Aleyna gibi 'bize ait, bizim üzerimize, bize ' anlamına gelen saçma bir kelimeyide isim olarak koymakta bu yüzden mantıksız. Araplar Aleyna kelimesini zaten isim olarak kullanmıyorlar. Peki biz neden kullanıyoruz? Sadece kulağa hoş geldiği için mi? Koyduğunuz ismin Kuran'da geçmesine gerek yok, güzel anlamlı olması yeterlidir. Aleyna bu tarife uymadığı için koyulması önerilmiyor. Aleyna'nın geçtiği ayet إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَى İnne aleynâ lel hudâ Türkçe'de anlamı Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir. Aleyna'nın internette dolaşan manaları ise 'esenlik, Allah'ın iyi kulları,'. Fakat Aleyna kesinlikle 'esenlik' veya 'Allah'ın iyi kulları' anlamına gelmez! Bu anlamların nereden uyduruldugun açıklamak istiyorum. Arapların 'Esselâmü aleyna ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn' diye bir sözleri vardır. 'Esenlik üzerimize ve Allah'ın bütün iyi kulları üzerine olsun' demektir. Bade Anlam Şarap, içki, kadeh. şarkılardan da Bade'nin anlami anlasiliyor zaten güzeli Tek tek basaraktan Bade süzerekten Inci dizerekten Gel canım gel aman 2. Ercişli Emrah - Bade İçerler Nazınan Bade içerler nazınan Sohbet ederler sazınan Kırk ince belli kızınan Selvi han bağdadır bağda - Aşk Olmayınca Bade İçilmez Aşk olmayınca bade içilmez İçip içip nazlı yardan geçilmez Açılır çiçekler gönül açılmaz Ne değniyo'n dört yanını tor gibi gibi vs. vs. Belinay Çoğu sitede Belinay'in anlamı 'Peygamber Çiçeği' olarak belirtilmiştir, fakat bu kesinlikle yanlıştır. Belinay 'Peygamber Çiçeği' anlamına gelmeyen ve Kuran-i-Kerim'de yer almayan bir isimdir! Kuran Arapça yazıldığı için Kuran'da geçen her kelimenin, her ismin kökeni Arapçadır. Fakat Belinay'ın kökeni Türkçedir. Burdan anlaşıldığı gibi bu ismin Kuran'da geçmesi imkansız. Belinay aynı Selenay,Sevilay ve Doğanay gibi birleşik bir isim. Sevilay ismini örnek olarak alıyorum. Sevilay 'sevilen ay, ay gibi sevil' anlamına gelir. Belinay ise belinmek+ay kelimelerinden birleştirilmiştir. Eski bir kelime olan 'belinmek', 'bölünmek' anlamına yüzden Belinay da 'belinen ay, bölünen ay, ay gibi belin, ay gibi bölün' anlamını taşır. Berre/Berra Peygamber Efendimiz"in, güzel manalı olan bazı isimleri daha güzeliyle değiştirdiği de olmuştur. Mesela Peygamberimiz, "iyi insan, kusursuz kimse, günahsız" anlamına gelen Berre/Berra ismini Zeynep"e çevirmiştir. Bu ismi taşıyanın zihninde, kendini beğenme gibi bir mana oluşabilir. Bu da ismi taşıyan kişinin karakterini olumsuz yönde etkileyebilir. Buğlem Internette yazan anlami Cenneti müjdeleyen melek Gerçek anlami eski bir kızılderili dilinde 'bereket yüklü bulut' Cemre Peygamberimiz bazı isimleri anlamlarının kötülüğünden dolayı değiştirirken ateş parçası manasına gelen Cemre'yi de güzel kız manasına gelen Cemile'yle değiştirmiş. Ceylin Çoğu yerde Ceylin'in anlamı 'Cennet kapısı' olarak belirtilmiştir. Fakat Ceylin Kuran-ı-Kerim'de geçmeyen ve 'Cennet kapısı' anlamına gelmeyen bir isimdir! Cennetin sekiz kapısı vardır Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen ve Zikir-İlim kapısı. Gördüğünüz gibi Ceylin bu kapılar arasında yer almıyor. Ceylin Ingiliz bir isim olan Jaylin'in Türkçeleştirilmiş halidir. Jaylin 'sakin' manasına gelen bir isimdir. Ceylin veya Jaylin ismini koymak bir Müslüman için uygun değildir. Ceyl Farsçada 'yengeç' demek. Ceylin'in baska bir anlami yengeç yuvasi. Ecrin Bu aralar popüler olan Ecrin'in anlamı çoğu yerde 'Allah'ın hediyesi' olarak geçiyor. Fakat Ecrin'in anlamı 'Allah'ın hediyesi' değil! Ecrin isminin kökeni Arapça olan 'ecr' kelimesinden gelir. Ecr 'ücur, ücret' demektir, ve Ecrin de 'ücret' demektir. Ücret kelimesini 'ecret' olarakta yazabiliriz, ama bu kelimenin telaffuzu daha zor olduğu için tercih edilmiyor. Değerli hocamız Nihat Hatipoğlu da programında Ecrin ismi hakkındaki gerçekleri açıklamıştı. Ecrin'in Kuran'da geçtigi ayet قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ Kul mâ es'elukum aleyhi min ecrin ve mâ ene minel mutekellifînmutekellifîne​ Türkçe'de anlamı De ki Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim. Eflal Internette yazan 'Cennetteki bir meyve ağacı' anlami kesinlikle yanliş! Eflal 'Yara, zarar, bozukluk'demektir. Eflin Eflin'in anlami çogu sitede 'Cennet kapisi' olarak geçiyor, fakat bu kesinlikle dogru degil. 8 Cennet kapisi var, isimleri söyle Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen, Zikir-ilim Efl Farsçada 'Gurub etmek, batmak' demektir. Eflin bu kelimeden türetilmiştir. Efnan Internette Efnan'ın anlamı 'Cennetteki güzel gözlü kız' olarak belirtilmiş. Bu biçilen anlam tamamen yalandan ibarettir. Efnan 'Cennetteki güzel gözlü kız' anlamına gelmez! Efnan Arapça bir kelime olan Afnan'ın Tùrkçe karşılığıdır. Efnan'ın Afnan'ın anlamı 'ince dallar,çeşitler, şubeler'. Efra Anlam gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi. vesveseli adam. 3. Başının saçı tamam olan kimse Efra Alper Tunga'nın lakabı değildir, Efrasiyap Alper Tunga'nın lakabıdır Efsa Efsa'nın anlamı çoğu sitede 'Cennet ırmağı' olarak geçiyor. Cennete dört ırmak var Tesnim, Selsebil, Kevser ve Kafur. Gördüğünuz gibi Efsa Cennet ırmaklarından biri değil! Bu ortaya biçilmiş anlam kim tarafından uyduruldu, çok merak ediyorum.. Efsa Farsça olan afsūn kelimesinden gelir. Afsūn Türkçemize Efsun olarak geçmiştir ve 'sihir, büyü,hile, ' gibi anlamlar taşır. Efsa ise 'sihirbaz, büyücü, hileci' demektir. Her ne kadar kulağa hoş gelse de, Efsa koyulmaması gereken bir isim. Sihir, büyü ve hile gibi olaylar İslamiyetçe men'edilmiş ve büyük günahlardan sayılmıştır. Efsun Anlam 1. Sihir, büyü, üfürük 2. Sihirbazların tuzağı 3. Hile ile yapılan kötü işler Efsun İslâmiyetçe men'edilmiş ve büyük günâhlardan sayılmıştır. Eliz Anlam 1. Tekme, çifte 2. Sıçrama 3. El izi Elvin 'Renkler, rengarenk, renkli, gökkuşağının renkleri' demek. Internette biçilen 'Cennet çiceği'anlami kesinlikle doğru değil! Esila Çoğu anne ve baba isim koyarken iki şeye dikkat ediyor kulağa hoş gelmesine ve Kuran-i-Kerim'de geçmesine. Bu yüzden son zamanlarda Esila ismi ön planda. Fakat Esila Asila'yla karıştırılıyor. Asila Kuran'da geçen ve 'akşam' anlamına gelen bir kelimedir. Araplar Asila kelimesini isim olarak kullanmıyorlar. Esila ise Kuran'da geçmeyen ve anlamsız olan bir isimdir! Asila'nın geçtiği ayet وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا Vezkurisme rabbike bukreten ve asîlâ Türkçe'de anlamı Sabah akşam Rabbinin adını an Ikra Anlam 1.'Oku' diye emretmek 2. Selam göndermek 3. Kiraya vermek Irem Irem = Cennet bahçesi. Evet, lk okuyuşta iyi güzel gibi gözükse de değildir aslında! Irem, Allahın sevmediği yalan Cennettir. Allah'a isyan ederek Cennet'e benzetmek iddiasiyle İrem bağını yaptırmış, bu bağdaki köşke girmeden kavmi ile yani taraftarlariyle birlikte gazaba uğramış, çarpılmış. Allahın gazabına uğramış bir yerin ismini koymak hiç doğru değil. Isra Isra Kuran-ı-Kerim'in 17. suresi. Resulullah'ın Kur'an-ı Kerim'den sonra en büyük mucizesi olan Hz. Peygamberimiz'in miraç gecesi anlatıldğı bu sure Türkçemize 'Esra' olarak geçmiştir. Orjinal bir isim arayışında olan anne ve babalar kızlarına bazen Isra ismini veriyorlar. Isra'nın Araplar tarafından kullanılan bir isim olması bu tercihin sebebi olabilir. Ama atladıkları bir nokta var Evet, Araplar bu isimi Isra olarak yazıyor, fakat Esra olarak telaffuz ediliyor! Yazıldığından farklı okunan bir fonetik yapıya sahip olan bir isim son derece zor olduğu için de zaten biz Türkler hem Esra yazıyoruz hem de Esra olarak telaffuz ediyoruz. Isra ismini kızlarına koyan Türkler ise bu isimi 'Isra' olarak telaffuz ediyorlar, bu yanlıştır. Esra aynı zamanda Isra'dan daha fazla anlama sahip olan bir isimdir, 'asma filizi, Tanrı'nın yardımı, çol çiçegi, çok çabuk' gibi. Esra Isra'ya tercih edilmesi gereken bir isimdir. Furqan ve Maida sureleri yerine nasıl Furkan ve Maide'yi kullanıyorsak, Isra' nın yerine de Esra kullanılmalı. Jülide Jülide Farsça bir kelimedir ve 'dağınık, perişan, karma karışık' demektir. Lara Anlam mitojisinde adı geçen ölüm perisi. Sır tutamadıgı için dili kesilmiştir. Lina Lina isminin Türkçe yazılışı budur Line. Nasıl Aisha'nın yerine Ayşe, Mohammed'in yerine Muhammed/t, Khadija'nın yerine Hatice koyuyorsak, Lina'nın yerine de Line koymamiz lazim. Line Kuran-ı Kerim'in 59. suresi olan Haşr Suresinde geçiyor ve 'hurma ağacı' anlamına geliyor. Melis Melis Melisa'nin kisaltılmışı sanılıyor çoğu zaman. Bu yüzden 'Yunan mitolojisinde geçen bir rahibenin adı, Bir tür kokulu bitki, bal, sevgili' gibi anlamlar yaziliyor Melis için, fakat bu anlamlar Melisa'nin anlamlari.. Melis'in degil! Gerçek anlam 1. Şişman ve tenbel olan kişi 2. Bir şeyi şiddetle tutmak Merza Merza'nın sitelerde yazan anlamı 'Meleklerin kraliçesi'.. Fakat Merza 'mariz' kelimesinden gelir ve 'hastalıklar, illetler, hastalar' anlamına gelir! Minel Çoğu sitede Minel'in anlamı 'Cennetteki inci tanesi ' olarak geçiyor. Bu anlamı okuduğumda resmen şok oldum.. Minel kesinlikle 'Cennetteki inci tanesi' değildir! Bu anlamı maalesef bir kaç şahıs tarafından uydurulmuştur. Minel Kuran-i Kerim'de geçen, fakat tek başına hiç bir ifade etmeyen bir kelimedir! Minel kelimesinin anlamını anlamak için bir kaç örnek veriyorum. Iki tane cümle 'Ben böceklerden korkmuyorum' ve 'Bu Allah'tan gelen bir iyilik'. Bu cümlülerdeki 'den' ve 'tan', Minel'in Arapçadaki manasıdır. Yani Minel'in bizim tarafimizdan isim olarak konulması son derece komik ve saçmadır. Minel'in anlamını anlamsızlığını anlamak için size Minel'in geçtigi bir ayeti sunuyorum بَرَاءَةٌ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ Berâetun minallâhi ve resûlihî ilellezîne âhedtum minel muşrikîn. Türkçede anlamı Müşriklerden, ahd aldığınız kimselere Allah'tan ve O'nun resûlünden bir beraattir. Nilda Nilda son zamanlarda hakkında en çok soru aldığım isimlerden biri. Bazı sitelerde Nilda'nın anlamı 'Cennet kapısındaki meleklerden birinin adı' olarak geçiyor. Nilda her ne kadar kulağa hoş gelen bir isim olsa da, anlamı bu değil... Nilda Ispanyol/Italyan kökenli bir isimdir ve 'savaşa hazır olan kadın, kadın asker' gibi anlamlar taşır. Iddia edildiği gibi Cennet kapısında bir melek değil! Nira Nira Ibranice bir isim ve 'dokuma tezgâhı' demektir. Internette yazan anlami ise 'Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel'. Bu anlam uydurulmuş bir anlam tabii... Sanem Anlam 1. Kâfirlerin, önünde ibadet ettikleri heykel, put. 2. Çok güzel olan Sare Anlam 1. Susuzluk 2. Cemaat, topluluk 3. Ihtiyaç 4. Oldu Sare Hz. İbrahim'in birinci hanımının ismi değildir, Sara'dır o Selcen Internetteki bazi isim sözlüklerinden anlami 'Cennetteki kuş ve çiçek ismi' olarak geçiyor, fakat bu anlam dogru degil! Selcen 'ruhu güçlü, kuvvetli olan' demektir. Sidelya Bu isimin internette yazan anlami Cennette açan çicek. Fakat Sidelya ismi Kuran'da geçmeyen bir isimdir. Bu isimin kökeni Latincedir ve 'yıldız çiçeği' anlamına gelir. Sude Anlam 1. Ezilmiş, dövülmüş,sürülmüş 2. Terleyen 3. Boyalı, sürmeli Suden Bazı insanlar yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Suden'in anlamı bazı sitelerde 'Peygamber efendimizin Cennetteki en çok sevdiği ağaç' olarak belirtilmiş. Fakat Suden kesinlikle Hz. Peygamberimiz'in Cennetteki en sevdiği ağaç değil! Kuran'da her geçen kelimenin isim olarak konulmaması gerektiğinin en iyi örneklerden biri Suden kelimesidir. Evet, Suden Kuran'da geçiyor, ama 'başıboş, sorumsuz' gibi kötü bir anlam taşıyor. Bu yüzden Suden önerilmeyen bir isim. Suden'in geçtigi bir ayet أَيَحْسَبُ الْإِنْسَانُ أَنْ يُتْرَكَ سُدًى E yahsebul'insânu en yutreke suden Türkçe'de anlamı İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? Talya Talya, daha doğrusu Thalia, Yunan mitolojisinde bir tanrıça. Bir Müslümanım çocuğuna koyduğu isimin Islam dinine uygun olması gerekiyor. Talya hem başka bir dinin tanrıçası olduğu için hem de Allahın tek olduğunu inkar ettigi için , Islam'a uygun olmayan bir isimdir! Talya Talia ismiyle ayni anlama gelmez Tuana Tuana'nın anlamı çogu insan tarafından beğeniliyor, çünkü bu ismin anlamını 'Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası' sanıyorlar. Fakat Tuana 'Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası' anlamına gelmiyor! Kuran-i Kerim'in Arapça yazıldığını herkes biliyor. Tuana ise Arapça kökenli bir isim olmadığı için Kuran'da geçemez ve cennet ile ilgili bir anlam taşıyamaz! Tuana'nın gerçek anlamları 'ay ışığı, güçlü, kuvvetli'. Kulağa çok hoş gelen, seve seve çocuklara verilen ama anlamı saçma ya da kötü olan o kadar çok isim var ki. İnsanın ömrü boyunca kötü anlama gelen bir isimle çağrılması çok kötü. Bu gaflete düşmemek için sizinle bu yazıyı paylaşmak istedim 😊AleynaÇocuklarına Kuran-i Kerim’de geçen bir isim koyma telaşında olan anne ve babalar, tercihlerini bazen Aleyna isminden yana kullanıyorlar. Aleyna her ne kadar Kuran’da geçse de, anlamsız bir isimdir! Kuran’da geçen her kelime isim olarak kullanılmaz. Aleyna gibi bize ait, bizim üzerimize, bize anlamına gelen saçma bir kelimeyi de isim olarak koymakta bu yüzden Aleyna kelimesini zaten isim olarak kullanmıyorlar. Peki biz neden kullanıyoruz? Sadece kulağa hoş geldiği için mi? Koyduğunuz ismin Kuran’da geçmesine gerek yok, güzel anlamlı olması yeterlidir. Aleyna bu tarife uymadığı için koyulması geçtiği ayet إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَى İnne aleynâ lel hudâ Türkçe’de anlamı Şüphesiz, bize aitolan, yol internette dolaşan manaları ise esenlik, Allah’ın iyi kulları,’. Fakat Aleyna kesinlikle esenlik’ veya Allah’ın iyi kulları’ anlamına gelmez! Bu anlamların nereden uyduruldugun açıklamak istiyorum. Arapların Esselâmü aleyna ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn’ diye bir sözleri vardır. Esenlik üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun’ Şarap, içki, kadeh. Şarkılardan da Bade’nin anlami anlasiliyor zaten 😊BelinayÇoğu sitede Belinay’in anlamı Peygamber Çiçeği’ olarak belirtilmiştir, fakat bu kesinlikle yanlıştır. Belinay Peygamber Çiçeği’ anlamına gelmeyen ve Kuran-i-Kerim’de yer almayan bir isimdir! Kuran Arapça yazıldığı için Kuran’da geçen her kelimenin, her ismin kökeni Arapçadır. Fakat Belinay’ın kökeni Türkçedir. Burdan anlaşıldığı gibi bu ismin Kuran’da geçmesi imkansız. Belinay aynı Selenay, Sevilay ve Doğanay gibi birleşik bir isim. Sevilay ismini örnek olarak alıyorum. Sevilay sevilen ay, ay gibi sevil’ anlamına gelir. Belinay ise belinmek+ay kelimelerinden birleştirilmiştir. Eski bir kelime olan belinmek’, bölünmek’ anlamına gelir. Bu yüzden Belinay da belinen ay, bölünen ay, ay gibi belin, ay gibi bölün’ anlamını Efendimiz”in, güzel manalı olan bazı isimleri daha güzeliyle değiştirdiği de olmuştur. Mesela Peygamberimiz, “iyi insan, kusursuz kimse, günahsız” anlamına gelen Berre/Berra ismini Zeynep”e çevirmiştir. Bu ismi taşıyanın zihninde, kendini beğenme gibi bir mana oluşabilir. Bu da ismi taşıyan kişinin karakterini olumsuz yönde yazan anlami Cenneti müjdeleyen melek.. Gerçek anlami eski bir kızılderili dilinde bereket yüklü bulut’CemrePeygamberimiz bazı isimleri anlamlarının kötülüğünden dolayı değiştirirken ateş parçası manasına gelen Cemre’yi de güzel kız manasına gelen Cemile’yle yerde Ceylin’in anlamı Cennet kapısı’ olarak belirtilmiştir. Fakat Ceylin Kuran-ı-Kerim’de geçmeyen ve Cennet kapısı’ anlamına gelmeyen bir isimdir! Cennetin sekiz kapısı vardır Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen ve Zikir-İlim kapısı. Gördüğünüz gibi Ceylin bu kapılar arasında yer Ingiliz bir isim olan Jaylin’in Türkçeleştirilmiş halidir. Jaylin sakin’ manasına gelen bir isimdir. Ceylin veya Jaylin ismini koymak bir Müslüman için uygun değildir. Ceyl Farsçada yengeç’ demek. Ceylin’in baska bir anlami yengeç aralar popüler olan Ecrin’in anlamı çoğu yerde Allah’ın hediyesi’ olarak geçiyor. Fakat Ecrin’in anlamı Allah’ın hediyesi’ değil! Ecrin isminin kökeni Arapça olan ecr’ kelimesinden gelir. Ecr ücur, ücret’ demektir, ve Ecrin de ücret’ demektir. Ücret kelimesini ecret’ olarakta yazabiliriz, ama bu kelimenin telaffuzu daha zor olduğu için tercih edilmiyor. Nihat Hatipoğlu da programında Ecrin ismi hakkındaki gerçekleri Kuran’da geçtigi ayet قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ Kul mâ es’elukum aleyhi min ecrinve mâ ene minel mutekellifînmutekellifîneTürkçe’de anlamı De ki Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de yazan Cennetteki bir meyve ağacı’ anlami kesinlikle yanliş! Eflal Yara, zarar, bozukluk’ anlami çogu sitede Cennet kapisi’ olarak geçiyor, fakat bu kesinlikle dogru degil. 8 Cennet kapisi var, isimleri söyle Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen, Zikir-ilimEfl Farsçada Gurub etmek, batmak’ demektir. Eflin bu kelimeden Efnan’ın anlamı Cennetteki güzel gözlü kız’ olarak belirtilmiş. Bu biçilen anlam tamamen yalandan ibarettir. Efnan Cennetteki güzel gözlü kız’ anlamına gelmez! Efnan Arapça bir kelime olan Afnan’ın Tùrkçe karşılığıdır. Efnan’ın Afnan’ın anlamı ince dallar,çeşitler, şubeler’.EfraAnlam gücü olmayan adam. Boş dolaşan vesveseli Başının saçı tamam olan kimseEfra Alper Tunga’nın lakabı değildir, Efrasiyap Alper Tunga’nın lakabıdırEfsaEfsa’nın anlamı çoğu sitede Cennet ırmağı’ olarak geçiyor. Cennete dört ırmak var Tesnim, Selsebil, Kevser ve Kafur. Gördüğünuz gibi Efsa Cennet ırmaklarından biri değil! Bu ortaya biçilmiş anlam kim tarafından uyduruldu, çok merak ediyorum..Efsa Farsça olan afsūn kelimesinden gelir. Afsūn Türkçemize Efsun olarak geçmiştir ve sihir, büyü,hile, ’ gibi anlamlar taşır. Efsa ise sihirbaz, büyücü, hileci’ demektir. Her ne kadar kulağa hoş gelse de, Efsa koyulmaması gereken bir isim. Sihir, büyü ve hile gibi olaylar İslamiyetçe men’edilmiş ve büyük günahlardan Sihir, büyü, üfürük2. Sihirbazların tuzağı3. Hile ile yapılan kötü işlerEfsun İslâmiyetçe men’edilmiş ve büyük günâhlardan sayılmıştır.ElizAnlam1. Tekme, çifte2. Sıçrama3. El iziElvinRenkler, rengarenk, renkli, gökkuşağının renkleri’ demek. Internette biçilen Cennet çiceği’anlami kesinlikle doğru değil!EsilaÇoğu anne ve baba isim koyarken iki şeye dikkat ediyor kulağa hoş gelmesine ve Kuran-i-Kerim’de geçmesine. Bu yüzden son zamanlarda Esila ismi ön planda. Fakat Esila Asila’yla karıştırılıyor. Asila Kuran’da geçen ve akşam’ anlamına gelen bir kelimedir. Araplar Asila kelimesini isim olarak kullanmıyorlar. Esila ise Kuran’da geçmeyen ve anlamsız olan bir isimdir!Asila’nın geçtiği ayet وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا Vezkurisme rabbike bukreten ve asîlâ Türkçe’de anlamı Sabah akşam Rabbinin adını anIkraAnlam1.Oku’ diye emretmek2. Selam göndermek3. Kiraya vermekIremIrem = Cennet ilk okuyuşta iyi güzel gibi gözükse de değildir aslında! İrem, Allahın sevmediği yalan Cennettir. Allah’a isyan ederek Cennet’e benzetmek iddiasiyle İrem bağını yaptırmış, bu bağdaki köşke girmeden kavmi ile yani taraftarlariyle birlikte gazaba uğramış, çarpılmış. Allah’ın gazabına uğramış bir yerin ismini koymak hiç doğru Kuran-ı-Kerim’in 17. suresi. Resulullah’ın Kur’an-ı Kerim’den sonra en büyük mucizesi olan Hz. Peygamberimiz’in miraç gecesi anlatıldğı bu sure Türkçemize Esra’ olarak geçmiştir. Orijinal bir isim arayışında olan anne ve babalar kızlarına bazen Isra ismini veriyorlar. Isra’nın Araplar tarafından kullanılan bir isim olması bu tercihin sebebi atladıkları bir nokta var Evet, Araplar bu isimi Isra olarak yazıyor, fakat Esra olarak telaffuz ediliyor!Yazıldığından farklı okunan bir fonetik yapıya sahip olan bir isim son derece zor olduğu için de zaten biz Türkler hem Esra yazıyoruz hem de Esra olarak telaffuz ediyoruz. Isra ismini kızlarına koyan Türkler ise bu isimi Isra’ olarak telaffuz ediyorlar, bu yanlıştır. Esra aynı zamanda Isra’dan daha fazla anlama sahip olan bir isimdir, asma filizi, Tanrı’nın yardımı, çöl çiçegi, çok çabuk’ gibi. Esra Isra’ya tercih edilmesi gereken bir isimdir. Furqan ve Maida sureleri yerine nasıl Furkan ve Maide’yi kullanıyorsak, Isra’ nın yerine de Esra Farsça bir kelimedir ve dağınık, perişan, karma karışık’ mitojisinde adı geçen ölüm perisi. Sır tutamadıgı için dili isminin Türkçe yazılışı budur Line. Nasıl Aisha’nın yerine Ayşe, Mohammed’in yerine Muhammed/t, Khadija’nın yerine Hatice koyuyorsak, Lina’nın yerine de Line koymamiz lazim. Line Kuran-ı Kerim’in 59. suresi olan Haşr Suresinde geçiyor ve hurma ağacı’ anlamına Melisa’nin kisaltılmışı sanılıyor çoğu zaman. Bu yüzden Yunan mitolojisinde geçen bir rahibenin adı, Bir tür kokulu bitki, bal, sevgili’ gibi anlamlar yaziliyor Melis için, fakat bu anlamlar Melisa’nin anlamlari.. Melis’in degil gerçek anlam1. Şişman ve tembel olan kişi 2. Bir şeyi şiddetle tutmakMerzaMerza’nın sitelerde yazan anlamı Meleklerin kraliçesi’..Fakat Merza mariz’ kelimesinden gelir ve hastalıklar, illetler, hastalar’ anlamına gelir!MinelÇoğu sitede Minel’in anlamı Cennetteki inci tanesi olarak geçiyor. Bu anlamı okuduğumda resmen şok oldum.. Minel kesinlikle Cennetteki inci tanesi’ değildir! Bu anlamı maalesef bir kaç şahıs tarafından uydurulmuştur. Minel Kuran-i Kerim’de geçen, fakat tek başına hiç bir ifade etmeyen bir kelimedir! Minel kelimesinin anlamını anlamak için bir kaç örnek tane cümle Ben böceklerden korkmuyorum’ ve Bu Allah’tan gelen bir iyilik’. Bu cümlülerdeki den’ ve tan’, Minel’in Arapçadaki manasıdır. Yani Minel’in bizim tarafimizdan isim olarak konulması son derece komik ve anlamını anlamsızlığını anlamak için size Minel’in geçtigi bir ayeti sunuyorum بَرَاءَةٌ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَBerâetun minallâhi ve resûlihî ilellezîne âhedtum minel muşrikîn. Türkçede anlamı Müşriklerden, ahd aldığınız kimselere Allah’tan ve O’nun resûlünden bir son zamanlarda hakkında en çok soru aldığım isimlerden biri. Bazı sitelerde Nilda’nın anlamı Cennet kapısındaki meleklerden birinin adı’ olarak geçiyor. Nilda her ne kadar kulağa hoş gelen bir isim olsa da, anlamı bu değil…Nilda Ispanyol/Italyan kökenli bir isimdir ve savaşa hazır olan kadın, kadın asker’ gibi anlamlar taşır. Iddia edildiği gibi Cennet kapısında bir melek değil!NiraNira Ibranice bir isim ve dokuma tezgâhı’ demektir. Internette yazan anlami ise Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel’. Bu anlam uydurulmuş bir anlam tabii…SanemAnlam1. Kâfirlerin, önünde ibadet ettikleri heykel, Çok güzel olanSareAnlam1. Susuzluk2. Cemaat, topluluk3. Ihtiyaç4. OlduSare Hz. İbrahim’in birinci hanımının ismi değildir, Sara’dır oSelcenInternetteki bazi isim sözlüklerinden anlami Cennetteki kuş ve çiçek ismi’ olarak geçiyor, fakat bu anlam dogru degil! Selcen ruhu güçlü, kuvvetli olan’ isimin internette yazan anlami Cennette açan çicek. Fakat Sidelya ismi Kuran’da geçmeyen bir isimdir. Bu isimin kökeni Latincedir ve yıldız çiçeği’ anlamına Ezilmiş, dövülmüş,sürülmüş2. Terleyen3. Boyalı, sürmeliSudenBazı insanlar yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Suden’in anlamı bazı sitelerde Peygamber efendimizin Cennetteki en çok sevdiği ağaç’ olarak belirtilmiş. Fakat Suden kesinlikle Hz. Peygamberimiz’in Cennetteki en sevdiği ağaç değil! Kuran’da her geçen kelimenin isim olarak konulmaması gerektiğinin en iyi örneklerden biri Suden Suden Kuran’da geçiyor, ama başıboş, sorumsuz’ gibi kötü bir anlam taşıyor. Bu yüzden Suden önerilmeyen bir geçtigi bir ayet أَيَحْسَبُ الْإِنْسَانُ أَنْ يُتْرَكَ سُدًى E yahsebul’insânu en yutreke sudenTürkçe’de anlamı İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?TalyaTalya, daha doğrusu Thalia, Yunan mitolojisinde bir tanrıça. Bir Müslümanım çocuğuna koyduğu isimin Islam dinine uygun olması gerekiyor. Talya hem başka bir dinin tanrıçası olduğu için hem de Allahın tek olduğunu inkar ettigi için , Islam’a uygun olmayan bir isimdir!Talya Talia ismiyle ayni anlama gelmezTuanaTuana’nın anlamı çogu insan tarafından beğeniliyor, çünkü bu ismin anlamını Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası’ sanıyorlar. Fakat Tuana Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası’ anlamına gelmiyor!Kuran-i Kerim’in Arapça yazıldığını herkes biliyor. Tuana ise Arapça kökenli bir isim olmadığı için Kuran’da geçemez ve cennet ile ilgili bir anlam taşıyamaz! Tuana’nın gerçek anlamları ay ışığı, güçlü, kuvvetli’.

insan başıboş bırakılacağını mı sanır ayeti anlamı